2 Şubat 2013 - 20:30

Ebu İzzet Cumehi Bedir savaşında esir düştü ve şöyle dedi: “Ey Muhammed! Ben çoluk çocuk sahibi birisiyim. Bana ihsanda bulun ve beni serbest bırak.” Peygamber de onu yeniden Müslümanlarla savaşa katılmamak şartıyla serbest bıraktı. O Mekke’ye gitti ve şöyle dedi: “Muhammed’i alaya aldım (yalan söyledim) ve böylece beni serbest bıraktı.” Uhud savaşına yeniden katıldı. Allah Resulü onun Müslümanların elinden kaçmaması için dua etti. Bunun üzerine Ebu İzzet yine esir oldu. (önceki defa olduğu gibi yeniden) şöyle dedi: “Ben çoluk çocuk sahibi biriyim. Bana iyilik edip beni serbest bırak.” Peygamber şöyle buyurdu: “Seni yeniden serbest bırakayım da yeniden Kureyş topluluğu arasında “Muhammedi alaya aldım mı?” diyesin. Mümin bir delikten iki defa sokulmaz.” Ardından kendi eliyle onu öldürdü.”[1]

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- İmam Ali (a.s) Şam ordusundan birini esir alınca onu serbest bırakıyordu. Sadece ashabından birini öldüren kimseyi öldürüyordu. Bir esiri azat edince de onu yeniden ele geçirdiğinde öldürüyor bu defa serbest bırakmıyordu.”[2]

İmam Ali (a.s) Sıffin günü yanına bir esiri getirdiklerinde şöyle buyurmuştur: “Ben asla eli kolu bağlı esir kimseyi öldürmem. Ben alemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım. “İmam (a.s) ondan silah aletlerini alıyor bir daha savaşa gelmemek üzere yemin ettiriyor ve ona dört dirhem veriyordu.”[3]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Resulullah (s.a.a) Ukbe bin Ebu Muayd adlı biri dışında eli kolu bağlı olan hiç kimseyi, öldürmedi. Ubey bin Ebu Halef’e de bir mızrak vurdu ve o bu darbe sebebiyle sonradan öldü.”[4]

Resulullah (s.a.a) Mekke’nin fethedildiği gün şöyle buyurmuştur: “Bu günden sonra kıyamete kadar eli kolu bağlı hiç bir Kureyşli esiri öldürmemek gerekir.”[5]

ABNA.İR

[1] Müstedrek’ül-Vesail, 11/120/12587

[2] a. g. e. s. 50/12406

[3] Kenz’ul Ummal, 31703

[4] Vesail’uş-Şia, 11/113/1

[5] Sahih-i Müslim, 1782